MİLLETİN DİRENİŞİNE GÜÇLERİ YETMEDİ!


DİYARBAKIR – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen 15 Temmuz anma törenine katıldı. 15 Temmuz 2016 gecesi Meclis bahçesindeki bombanın düştüğü alana TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karanfil bıraktılar. Akabinde saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu, dualar edildi.

TBMM 15 Temmuz Şehitler Anıtı önünde düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi Türkiye’ye saldıran FETÖ’cu hainlerin TBMM’yi özellikle hedef almasının rastgele bir tercih olmadığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Bu Meclis masa başında değil, savaş meydanında kurulmuş bir Meclis’tir. Bu Meclis sadece düşmanla değil, ihanetle de mücadele ederek zafere yürümüş bir Meclis’tir. Bu Meclis, ülkemizi her sıkıntılı dönemin ardından milletimizin umudu olarak yeniden ayağa kaldıran Meclis’tir. Bu Meclis, Polatlı’dan top sesleri gelirken de tepesine bombalar yağdırılırken de azimle milletin hizmetinde olmayı sürdürmüş Meclis’tir. Bu Meclis, mayası bağımsızlık ateşiyle yoğrulmuş bir Meclis’tir. Bu Meclis, tarihi gömülmek istenen 700 yıllık bir cihan devletinden genç bir cumhuriyet çıkartarak milletimizin ayağına takılmaya çalışılan prangayı kırıp atan bir Meclis’tir. Böyle bir Meclis’in 10 yılı aşkın süre mensubu olarak görev yapmaktan şeref duyuyorum. Milletin seçtiği Cumhurbaşkanı olarak bu Meclis’te yemin ederek göreve başlamış olmaktan şeref duyuyorum. Türkiye’nin en büyük yönetim reformunu bu Meclis’te birlikte yürütmüş olmaktan şeref duyuyorum. Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak 17 yılı aşkın süredir bu Meclis’te birlikte milletimize hizmet etmekten şeref duyuyorum. Milli iradenin üstünlüğünü tesis etmek ve korumak için kimi zaman vesayete kimi zaman darbecilere kimi zaman teröristlere kimi zaman küresel güçlere karşı bu Meclis’te omuz omuza mücadele vermiş olmaktan şeref duyuyorum. Dünyada Gazi unvanını bu kadar hakeden ve bu kadar hakkıyla taşıyan bir başka Meclis bilmiyorum. Dünyada meclisine bu kadar sahip çıkan ve gerektiğinde gövdesini ona siper eden bir başka millet de bilmiyorum.”

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Özel Harekat Başkanlığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ile Meclis binasına bomba yağdıran darbecilerin ne yaptıklarını gayet iyi bildiklerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi tankları ve zırhlı araçlarıyla Ankara’nın, İstanbul’un caddelerinde önlerine gelen herkesi ezip geçerek ilerleyen darbeciler yaptıkları işin gayet şuurundaydılar. 15 Temmuz gecesi devletin, vatanı korumak üzere namuslarını emanet ettiği silahları millete çeviren darbeciler o tetiklere taammüden dokunuyor, bilerek kan döküyor, can alıyorlardı. Eğer güçleri yetseydi bu Meclis’i taş üstünde taş bırakmayacak şekilde yıkmaktan çekinmeyeceklerinden emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi ülkenin cumhurbaşkanı, başbakanı başta olmak üzere seçilmiş tüm yöneticilerini katletmekten çekinmeyeceklerine emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi kendileri gibi düşünmeyen milletimizin her bir ferdine hayatı zehir etmekten çekinmeyeceklerine emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi uğruna nice fedakarlıklar yaptığımız bin yıllık vatanımızı müstevlilere bırakmakta tereddüt etmeyeceklerinden emin olunuz. Eğer güçleri yetseydi Türk milletini Anadolu’dan ve Avrupa’dan kazıyıp atmak, İslam’ın tüm izlerini bu topraklardan silmek isteyenlerin bayram edeceğinden emin olunuz. Hamdolsun, Allah’ın yardımı ve milletimizin direnişi sayesinde güçleri yetmedi ve darbe girişimi başarısızla sonuçlandı” diye konuştu.

DİYARBAKIR’DA 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ İÇİN ‘ÖLÜMSÜZ KAHRAMANLAR’ SERGİSİ AÇILDI

Erdoğan, 15 Temmuz’un asla sıradan bir darbe girişimi olmadığını vurgulayarak, “Arkasında çok büyük hesapların olduğu, gerçekleştiğinde ülke ve millet olarak bambaşka mecralara sürükleneceğimiz tarihi bir kırılma noktasıdır. Malazgirt’te, İstanbul’un fethinde, Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde, Cumhuriyet tarihi boyunca neredeyse kesintisiz verdiğimiz terörle mücadelede ne olmuşsa 15 Temmuz’da o olmuştur. 15 Temmuz bu topraklarda yaşadığımız asırlar boyunca verdiğimiz varlık yokluk mücadeleleri zincirinin en son halkasıdır. Her kim 15 Temmuz’u küçümsemeye, önemsizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya çalışıyorsa bilin ki amacı işte bu derin tarihi anlamı gölgelemek, gözlerden kaçırmaktır. Dünyada milletleri millet yapan ve asırlar boyunca etrafında bir arada tutulmasını sağlayan destanlara baktığımızda çoğunun konu ve hacim olarak 15 Temmuz’un gerisinde olduğunu görürüz. Buna karşılık cihan savaşları, buna benzer gerçekten çok büyük katliamların, acıların yaşandığı bu bölgelerde hadiselerden ise herhangi bir destan unutmayın ki çıkmamıştır. Bazen tek bir kahraman koskoca bir milletin kaderini değiştirir. 15 Temmuz’da ülkemizde dört bir yanında milyonlarca kahraman ortaya çıkmış ve kendileriyle birlikte tüm milletin geleceğine damga vurmuştur. TBMM ve o gece burada darbecilere duruşları ve sesleriyle meydan okuyan milletvekillerimiz dahi tek başına 15 Temmuz’u tarihimizin en önemli destanlarından biri yapmaya yeterlidir” ifadelerini kullandı.

Sözlerini, “Ülkelerin ve milletlerin tarihi dönüm noktalarını anlamak için bu tür hadiselerin öncesiyle sonrasını mukayese etmek gerekir” diyerek sürdüren Erdoğan, “Türkiye, 15 Temmuz öncesi FETÖ’cuların bürokrasideki, medyadaki sivil toplum kuruluşlarındaki iş dünyasındaki siyasetteki mensupları vasıtasıyla yaptığı herhangi bir hamleyi adeta sonu felçle sonuçlanan bir ülke durumundaydı. Çoğu defa yaşadığımız durumun sebebini özellikle bilmeden çok enerji sarf ediyor az netice elde ederek hedeflerimize doğru yol almaya çalışıyorduk. Bir noktadan sonra ülkemizin karşılaştığı sıkıntıların gerisinde bu örgütün siluetini görmeye başladık. Ama örgütün sinsi yapısı sebebiyle tespitlerimizi somutlaştırmakta ve etkili tedbir almakta zorlanıyorduk. Örgütün kendini pervasızca ilk belli ettiği yer 17-25 Aralık emniyet yargı darbe girişimidir. Bu tarihten itibaren FETÖ’nun saldırıları ve ihanetleri artmıştır. FETÖ’nun asıl büyük hamlesi ise 15 Temmuz’da gelmiştir. Yüce Meclis o gece milletimizin İman dolu göğsünün çelikleşmiş serhatti olarak, görev yaparak darbecilerin bozgununu hızlandırmıştır. 15 Temmuz’da deşifre olan FETÖ hücrelerinin hızla tasfiyesi ile Türkiye her alanda yepyeni ufuklara kavuşmuş, yepyeni hamleler içine girmiştir. TSK, uzun yıllardır icrası için bir türlü harekete geçiremediğimiz operasyonlarını ardı ardına yapmaya başlamıştır. Bürokrasiden iş dünyasına kadar her yerde insanlarımız özgüven ile yönlerini geleceğe çevirmişlerdir. TBMM’de çıkardığı kanunlarla ülkemizin reform gündemine çok önemli katkılarda bulunmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gibi tarihimizin en büyük yönetim reformunu hayata geçirmek bu meclise nasip olmuştur. 15 Temmuz’un adeta perçinlediği birlik ve beraberliğimizin en önemli tezahürünü TBMM’nin çalışmalarında görmek mümkündür. Milli iradenin tecelligahı olan meclisimiz aynı zamanda bir olma, iri olma, diri olma, kardeş olma, hep birlikte Türkiye olma irademizin de zirvesidir. Onun için tek vatan dedik, tek bayrak dedik, tek millet dedik, tek devlet dedik ve yolumuza böyle yürüdük. Hep birlikte önce Türkiye dediğimiz sürece bu meclisin çatısı altındaki görüş ayrılıklarının, tartışmaların, müzakerelerin hepsi de makbulümüzdür, hatta zenginlik kaynağımızdır. TBMM, ülkemizdeki 83 milyon vatandaşımız ile birlikte bölgemizdeki ve dünyadaki yüz milyonlarca kardeşimizin de umut kapısıdır. Aldığımız her karar sarf ettiğimiz her söz sergilediğimiz her duruş çarpan etkisiyle dalga dalga geniş bir coğrafyaya yayılmaktadır. Meclisiyle, Cumhurbaşkanlığıyla, diplomasisiyle, ordusuyla, altyapısıyla hem kendimiz hem tüm dostlarımız için çok daha güçlü ve kararlı şekilde yolumuza devam ediyoruz” açıklamasında bulundu.