Putin’den Washington’a rest!

Putin’den Washington’a rest!

Yüzlerce insan, Kaz Dağlarına yürüdü

Yüzlerce insan, Kaz Dağlarına yürüdü

VELAYETİ ANNESİNDE OLAN ÇOCUĞU KAÇIRDI İDDİASI

VELAYETİ ANNESİNDE OLAN ÇOCUĞU KAÇIRDI İDDİASI

“Bugünün Gençliği Yarının Geleceği” projesi sürüyor

“Bugünün Gençliği Yarının Geleceği” projesi sürüyor

Doğa harikasıydı, çamur deryasına döndü

Doğa harikasıydı, çamur deryasına döndü

‘SABRETTİK VE ZAFERE ULAŞTIK’
    • 17 Mart 2018 - 20:31:05

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İl Başkanlığının 6’ncı Olağan Kongresi’ne katılmak üzere geldiği Diyarbakır’da, “Bize kardeşliği çok gördüler ama sabrettik ve zafere ulaştık. Mehmetçiklerimiz oyunu bozdu. Önümüzde çok daha güzel günler var” dedi

CUMHURBAÞKANI ERDOÐAN: “BÝZE KARDEÞLÝÐÝ ÇOK GÖRDÜLER AMA SABRETTÝK VE ZAFERE ULAÞTIK” “MEHMETÇÝKLERÝMÝZ OYUNU BOZDU” “ÖNÜMÜZDE ÇOK DAHA GÜZEL GÜNLER VAR”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İl Başkanlığının 6’ncı Olağan Kongresi’ne katılmak üzere geldiği Diyarbakır’da, kongrenin yapılacağı Seyrantepe Kapalı Spor Salonu önünde toplanan vatandaşlara hitap etti.

Diyarbakır’ın bugün bambaşka olduğunu belirten Erdoğan, “Bugünlere hasrettik. Yarabbi elhamdülillah bu hasretimizi de giderdin. Bugün partimizin 6’ncı Olağan Kongresi sebebiyle Diyarbakır’dayız. Maşallah bu muhteşem katılıma bak. Hamdolsun bir olduk, iri olduk, diri olduk, kardeş olduk, hep birlikte Türkiye olduk. Demek ki oluyormuş. Şimdi beraber yürüyeceğiz. Önümüzde çok daha güzel günler var. Ve bugünlerin mimarı sizlersiniz, sizlerin bu birliği, bu beraberliği inşallah Diyarbakırımıza da Türkiye’mizi de çok daha farklı yerlere taşıyacak” dedi.

CUMHURBAÞKANI ERDOÐAN: “BÝZE KARDEÞLÝÐÝ ÇOK GÖRDÜLER AMA SABRETTÝK VE ZAFERE ULAÞTIK” “MEHMETÇÝKLERÝMÝZ OYUNU BOZDU” “ÖNÜMÜZDE ÇOK DAHA GÜZEL GÜNLER VAR”

“MEHMETÇİKLERİMİZ OYUNU BOZDU”

Diyarbakırlıların çok çektiğini ancak o günlerin artık geride kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Şimdi yeni bir Diyarbakır inşa ediyoruz, Sur içi ile Sur dışı ile yeni bir Diyarbakır ve sizler de artık bu yeni Diyarbakır’ın ev sahiplerisiniz. Bize bu kardeşliği çok gördüler. Ne olurdu sanki kardeşçe yaşasaydık. Ama sabrettik, ‘sabreden kimse zafere ulaşır’ dedik ve ulaştık. Çok şehit verdik. İşte şuanda Afrin’de de sona geldik ve şuan itibariyle 3 bin 569 teröristi etkisiz hale getirdik. Ne tüneller açmışlar, kamyonlar geçebilecek tüneller açmışlar. İçinde mühimmatlar, bombalar, silahlar. Kimlerden geldiğini, teröristlerin arkasında kimlerin olduğunu biliyoruz. Ama artık oyun bozuldu. Biz biriz dedik, beraberiz dedik, kardeşiz dedik ve yürüdük ve hamdolsun Mehmetlerimiz, Mehmetçiklerimiz oyunu bozdu. Şehitlerimiz var, ama biz şuna inandık, ‘Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber sana ağuşunu açmış duruyor peygamber.’ Öyle yürüdüler. Rabbimiz ne buyuruyor, ‘Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ama siz bilemezsiniz.’ Şimdi onlar bizi takip ediyor öyle mi. Ve onlar yüce bir makamda. Sevgililer sevgilisi peygamberimize komşular, böyle bir makamdalar. Allah bizlere de o makamı nasip etsin inşallah.”

“HER AN MÜJDEYİ ALABİLİRSİNİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Biz Türk, Kürt, Laz, Arap, Çerkez, Gürcü ve Roman’ı ile 81 milyon tek milletiz. Çünkü biz yaratılanı yaratandan ötürü sevdik. Ayrım yapamazdık. Rabbimiz öyle buyuruyor ve şimdi elhamdülillah karşımdaki topluluğa bakıyorum. Yahya Kemal ne diyor, ‘Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu, budur ya Rabbi, Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın, Galib et çünkü bu son ordusudur İslam’ın.’ Şuanda İslam ile yücelen ve İslam ile yoğrulan bu ordu hem şehadete yürüdü hem de Afrin’de işi bitirdi, az kaldı. Her an müjdeyi alabilirsiniz. Allah’ın yardımı yakındır, fetih yakındır. Her an olabilir, her an.”

KONGREYE KATILDI

Erdoğan daha sonra, partisinin Diyarbakır İl Başkanlığının 6’ncı Olağan Kongresi’ne geçti. Seyrantepe Kapalı Spor Salonu’nda yapılan kongrede konuşan Erdoğan, Diyarbakır’ın 16 Nisan halk oylamasında maalesef yüzde 32’lik “evet” oranıyla beklentilerinin çok altında kaldığını belirterek, kongrenin Diyarbakır’da yepyeni bir dönemin müjdecisi olacağını ifade etti. Diyarbakır’ı sevdiklerini, Diyarbakır’ın da kendilerini sevdiğini dile getiren Erdoğan, “Diyarbakır ile aramıza kimsenin girmesine de izin vermeyeceğiz. Bizim Diyarbakır ile aramızdaki kardeşlik hukuku öyle düne, önceki güne dayanmaz. Bizim kardeşlik hukukumuz Hazreti Adem ile başlamış, sevgili peygamberimiz Hazreti Muhammed’in ümmeti olmakla perçinleşmiş, coğrafyamızdaki bin yıllık birlikteliğimizle de mühürlenmiştir. Bizim Diyarbakır ile muhabbetimiz buzdan heykel gibi güneşi görünce eriyen türden değil. Biz Diyarbakır ile etle tırnak gibiyiz. Biz Diyarbakır ile aynı bedenin iki yarısı gibiyiz. Hangi yarımız olmazsa diğeri de eksik kalır. Onun için Diyarbakır ile birlikteliğimiz inşallah hep devam edecek” diye konuştu.

AK PARTİ DİYARBAKIR İL KONGRESİ İÇİN ŞEHRE GELEN CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, KONGRE ÖNCESİ SEYRANTEPE KAPALI SPOR SALONU ÖNÜNDE TOPLANAN VATANDAŞLARA HİTAP ETTİ. (İHA/DİYARBAKIR-İHA)

“DİYARBAKIR’A ÇOK BÜYÜK YANLIŞLAR YAPILDI”

Diyarbakır’ı, okuduğu İbrahim Halil Demir’e ait, “Medeniyetler abidesi ey Diyarbekir” şiirindeki gibi bildiklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
“Diyarbakır uğradığı tüm sıkıntıları, maruz kaldığı tüm zulümleri geride bırakarak, aydınlık geleceğe doğru kararlı adımlarla ilerleyecek. Gerçekten Diyarbakır zor günler geçirdi. Diyarbakır’a geçmişte çok büyük yanlışlar yapıldı. Birazda bu yüzden Diyarbakır terör örgütlerinin cirit attığı bir yer haline geldi. AK Parti’yi kurma çalışmalarımız sırasında bölgeyi ziyaret ettiğimizde, buradaki dostlarımıza, ‘Hükümete geldiğimizde bizden ne isterseniz’ diye soruyordum. Aldığımız cevap, ‘Olağanüstü hali kaldırın, başka bir şey istemeyiz’ oldu. O dönemin OHAL’i ile bugünü karıştırmayın. Bugün OHAL yetkilerinin yüzde 5’i bile kullanılmıyor. Özellikle hak ve özgürlükler konusunda en küçük bir kısıtlama bile söz konusu değil. İktidara geldiğimizde, daha ilk ayda OHAL’i kaldırdık. Bürokratik vesayeti kırdıkça, demokrasimizin güçlendirilmesi konusunda daha cesur adımlar attık. Hükümetlerimiz döneminde özgürlük ve demokrasi çıtasını yükseltmek için eskiden talep edilen ne varsa hemen hemen hepsini harekete geçirdik. Devlet Güvenlik Mahkemeleri gibi özel yargılama usullerini kaldırmaktan, işkenceye sıfır tolerans uygulamasına kadar pek çok reforma imza attık. Yanlış uygulamalara birer birer son verdik. Yerleşim yerlerinin isimlerinden, çocuklara istenilen adların verilmesine kadar pek çok konu vardı. Farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi, bunlarla film ve müzik yapılması, akademik çalışması yapılması gibi talepler birer birer hayata geçirildi. Demokratikleşme elbette hiç bitmeyecek bir yolculuktur. Zaman geçtikçe, şartlar değiştikçe elbette beklentiler ve taleplerde değişecektir. Ülkemizde hangi kesimin sorunu varsa çözümü için mücadele etmek boynumuzun borcudur. Ama kat ettiğimiz mesafeyi de asla gözden ırak etmemeliyiz. Türkiye’nin sessiz devrimini inkar etmek bu millete ve devlete yapılacak en büyük haksızlıktır. Biz kimsenin kökenine, meşrebine, doğduğu yere bakmayız. Rizeli Tayyip Erdoğan’dan bir kuldur, Diyarbakırlı Mehmet de Allah’ın bir kuludur. Şayet illa bir üstünlük sebebi arayacaksak, bakacağımız yer takva olacaktır. Hal böyleyken birilerinin illa kökeninden dolayı bir takım ayrıcalıklar, ilave haklar istemesini vicdana kabul ettirmek mümkün değildir. Ülkemizde sadece Kürt olduğu için baskı gören, haksızlığa uğrayan kim varsa, Tayyip Erdoğan olarak onun yanında yer alır, onunla birlikte mücadele ederim. Ülkemizde sırf inancından dolayı ayrımcılığa maruz kalan varsa onun da yanında olurum.”

“İNLERİNE GİRERİZ DEDİK, GİRDİK”

Türkiye’nin 81 milyon vatandaşı ve 81 vilayetiyle bir bütün olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Kimsenin ötekileştirmesi ve dışlaması söz konusu olamaz. Tek millet, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Arap’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü ve Roman’ı ile 81 milyon tek millet. Tek bayrak. Tek vatan, vatanımızı böldürmeyiz. Yok PYD, PKK böyle bir şey olamaz. 780 bin kilometrekare ile tek vatan. Tek devlet, Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devletimiz yoktur. Öyleyse biz bu yolda emin adımlarla yürüyeceğiz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Mesele bu. Devlet kurmanın, devleti yaşatmanın öyle kolay olmadığını çevremizde yaşanan hadiseler bizlere gösteriyor. Onun için ne dedik, ‘kimse bu ülkeyi bölmeye gayret etmesin. İnlerine gireriz dedik.’ Cudi’de girdik, Gabbar’a girdik, Bestler Dereler’de girdik, ‘gerekirse Kandil’de de gireriz’ dedik ve orada da girdik. Bu dört ilke, ülke ve millet olarak istiklalimizin teminatıdır. Bunlardan birinin bile yıpratılmasına rıza gösteremeyiz.”

KIRKLAR DAĞI’NIN HALİ

Erdoğan, terör örgütlerinin Türkiye’nin geleceğine yönelik saldırılarına karşı Diyarbakırlıların canları pahasına karşı koyduklarını belirtti. Diyarbakırlıların çile çektiğini bildiklerini anlatan Erdoğan, “Evlerden evlere ne gibi tüneller kazıldığını biliyoruz. Diyarbakır’ın 15 Temmuz’da iki şehidi var. Yıllarca bu ülkeyi kene gibi emen bölücü terör örgütünün bu ülkeye ve Diyarbakır’a hayrı dokunmamıştır. Yolda gelirken yeni Diyarbakır’ı gördüm. Kırklar Dağı’nın halini gördünüz değil mi, ne oldu şimdi, gereği yapıldı mı, yapıldı. Bu ülkede bölücü terör örgütü benim vatandaşlarıma çok çektirdi. Ama artık çektiremeyecek. Artık bir huzur ve refah toplumun bu bölgede inşallah erdemine erecekler. Sadece kan döken, acıya sebep olan, yakan yıkan, insanların onurunu ve namusunu tehdit eden bu örgütün gerçek yüzü görülmüştür. 13-15 yaşında kızları dağlara kaçırmak suretiyle, onlara orada nelerin yapıldığını izlediniz. İşte bunlar bu. Özellikle 2015 yılındaki çukur eylemlerinde bu örgütün sergilediği hoyratlık ve alçaklık hakikatleri ortaya dökmüştür” diye konuştu.

“SADECE SUR’A 2 KATRİLYON HARCADIK”

Adeta yepyeni bir Diyarbakır ortaya çıkardıklarını, özellikle Suriçi’nin Diyarbakır’ın tarihe ve kültürüne yakışır bir hale getirildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Vicdansızlar, siz nasıl Diyarbakırlısınız. Nasıl Kürdüm diyorsunuz da güzelim camileri yıkıyorsunuz. Sizde vicdan yok mu, nasıl bunu yaptınız. Şimdi yeniden inşa ediliyor. Nereden nereye. Sadece Suriçi’ndeki çalışmalar için 2 katrilyon harcadık. Helal olsun. Diyarbakır’a bu yakışır. Yaklaşık 3 bin 700 hasarlı binada yaşayan vatandaşlarımızın yüzde 78’i ile anlaşma sağlandı. Evleri kullanılamaz hale gelen vatandaşlara kira ve eşya yardımı yaptık. 5 bin 637 konutun büyük bir bölümü tamamlandı, kalanları da hazirana kadar bitiriliyor. Hazreti Süleyman Cami çevresinin düzenlemesini yaparak şehrimize önemli bir değer kazandırdık. Gazi ve Melikahmet caddeleri üzerinde bulunan yaklaşık 3 bin dükkan ve iş yerinin çehreleri yeniden yapılarak, şehrimizin ekonomisine kazandırıldı. Teröristlerin özellikle hedef aldığı Kurşunlu Camii başta olmak üzere tarihi eserlerin restorasyonu önemli ölçüde bitirildi. Şimdi Suriçi’nin kanalizasyon, yağmursuyu ve içmesuyu alt yapılarını tamamladık. Sur’un etrafını çeviren yolla ilgili çalışma da 3 aya kadar bitiyor. Ulu Cami ve diğer eserlerin etrafındaki güzelleştirme çalışmaları da tamamlandı. Dicle Vadisi’nde 340 dönüm araziyi hizmete sunduk, artık oralar sizin mesire yerleriniz. Diyarbakır taş evlerine özel bir proje uyguladık. Bin 500 evin yapımı için çalışmaya başladık, 350’sini tamamladık. Diyarbakır’a bu yakışır, daha güzel olacak. Geriye kalanların temelini de bugün atacağız. Bunlar da bir yıl içinde tamamlanıp, hak sahiplerine teslim edilecek.”

“KAZANAN TERÖR DEĞİL, HİZMET OLMUŞTUR”

Belediyelerin neler yaptığının ortada olduğuna dikkat çeken Erdoğan, şu ifadelerde bulundu: “Diyarbakır belediye hizmetlerinin adını bile unutmuştu. Belediyede hizmet verilmediği gibi yolu düşen vatandaşların da anasından emdiği süt burnundan getiriliyordu. Şimdi ise millete hükümdarlık değil, hizmetkarlık etmeye geldik. Onlar öldürmek için biz ise yapmak, yaşatmak için mücadele ediyoruz. Sizlerin de desteğiyle kazanan terör değil hizmet olmuştur. Tabi Diyarbakır’a yaptıklarımız sadece bunlardan ibaret değil. 15 yılda Diyarbakır’a 24 katrilyon liralık yatırım yaptık. Hem de bu yatırımlar terör örgütüne, onun müteahhitlerimizi tehdit etmesine, öldürmesine, yatırımcıları kaçırmak için elinden geleni yapmasına rağmen gerçekleşti. Terör örgütü sadece ülkemizin birliğine ve kardeşliğine değil, gelişmesine, kalkınmasına ve büyümesine de düşman. Her şeye rağmen Diyarbakır’ı da bölgemizi de hizmetsiz bırakmadık. Her alanda hizmetlerle donattık.”

“TÜRKİYE KUPASI FİNALİ DİYARBAKIR’DA OYNANACAK”

5 bin 300 yatak kapasiteli yurt yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Diyarbakır stadyumunu 33 bin kişilik kapasitesiyle şehrimize yakışan bir eser oldu. İnşallah burada şampiyonluk maçı oynanacak. Son hazırlıklar süratle bitirilecek. Türkiye Kupası’nın finali orada oynanacak. 9 Mayıs 2018’deki final karşılaşması burada yapılacak. Sağlıkta 16’sı hastane olmak üzere 42 sağlık tesisi yaptık. Kayapınar’da büyükşehir hastanesi yapıyoruz, hazırlıkları sürüyor. Yakında inşaatına başlanacak. 16 bin 850 konut inşa ederek, kentin çehresini değiştirdik. Hızlı trenden Diyarbakır’ın mahrum kalması düşünülemezdi, bir yandan Şanlıurfa-Mardin, bir yandan Elazığ tarafına iki ayrı tren hattı kuruyoruz. Diyarbakır Havalimanını kapasitesini yıllık 5 milyon yolcuya çıkardık. Silvan Barajı sadece ülkemiz değil, dünya çapında bir projedir. Bittiğinde Dicle üzerindeki en büyük sulama amaçlı baraj burası olacaktır. Bölgenin ekonomisine yıllık 1,2 milyar lira ilave katkı sağlayacak. Dicle Barajı’ndan getirdiğimiz su ile içme suyu sorununu da çözdük. Son 15 yılda Diyarbakır’daki çiftçilerimize ödediğimiz destek yaklaşık 4 katrilyon lira. Görüldüğü gibi her alanda Diyarbakır’ı tarihinde görmediği hizmetlerle buluşturduk, buluşturuyoruz.”

“YATIRIM SORUNUNUN TEK NEDENİ TERÖR”

Bir şehrin, bölgenin ve ülkenin kalkınmasının, büyümesinin ve istihdamın artmasının birinci şartının huzur olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Bir yerde huzur yoksa devlet ne kadar imkan sağlarsa sağlasın oraya yatırımcı gelmez. Görüyorsunuz devlet olarak biz okul yapmışız, hastane, yol, konut, baraj yapmışız, her şeyi yapmışız. Diyarbakır’ın her köşesinde bir fabrika yoksa, insanlar iş değil iş yerleri çalıştıracak insan aramıyorsa burada düşünmemiz gerekiyor. Bölgede yıllardır yaşanan yatırım sorununun tek bir sebebi var o da terör. Unutmayın para ürkektir, en küçük bir sıkıntı, en küçük bir zorlama parayı hemen kaçırır. Bugün bırakınız dışarıdan yatırım gelmesini, Diyarbakır’ın kendi sermaye sahipleri dahi buraya yatırım yapmıyor. Ne zaman Diyarbakır ve terör aynı anda anılmaz, işte o zaman bu şehir yatırımla dolar taşar. Biz terörün önüne geçmek için her yolu denedik. Eğer sorun gerçekten demokrasi ve özgürlük meselesi olsaydı, 2009’dan sonra yaptığımız reformlardan sonra bu şehirde hiçbir silahın patlamaması gerekirdi. Reformların en zirve noktasında terör örgütü meydan okumaya kalktı. O zaman baktık ki bunlar tekdir ile uslanmıyor işte o zaman köteği devreye soktuk. Terör örgütü ülkemizin neresinde teşebbüse giriştiyse güvenlik güçlerimiz hepsini sildi süpürdü, teröristleri açtığı çukurlara gömdü” dedi.

“AFRİN’İN 4’TE 3’Ü KONTROLÜMÜZE GİRDİ”

Afrin’de etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3 bin 569 olduğuna işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tabi artık Afrin’in neredeyse 4’te 3’ü kontrolümüzün altına girmiş vaziyete. İnşallah müjdesi yakın, fetih yakın. Artık benim oradaki kardeşlerim evlerine topraklarına girecekler. Yetti artık.
Bütün bu sabırlardan sonra şimdi fetih nasip olacak. Şehitlerimiz var. Ama onlar biliyorlar ki biz o yüce makama doğru gidiyoruz. Bu şehirden bir gencimizin ifadesiyle, denizi olmadığı halde her gün insanların boğulduğu Diyarbakır artık geride kaldı. Artık vatandaşlarımızın hukukunu, milletimizin birliğini tehdit etmeye kalkarsa askerimiz, polisimiz hazırda bekliyor. Adı ister PKK, ister FETÖ olsun, arkasında hangi gücün olduğu da fark etmez, istikbalimizi tehdit eden kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız, hemen başını ezeceğiz. Artık Türkiye’nin İzmir’i, Erzurum’u, Trabzon’u, Diyarbakır’ı ve tüm şehirleriyle bu hale gelmemesi için hedeflerimiz doğrultusunda yürümeyi sürdüreceğiz. Diyarbakır’ı ülkemizin en önemli ticaret, sanayi, kültür ve spor merkezlerinden biri haline getirmedikçe bize durmak haramdır.”

TEMEL ATTI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapımı tamamlanan 3 bin adet işyeri açılışı ile bin 500 adet geleneksel Diyarbakır evi temel atma törenine katıldı. Törende konuşan Erdoğan, “Burada atılan adımlarda emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Az önce kongremizi yaptık ama karşımda 50 bini aşkın insan vardı. Etle tırnak gibi olduğumuz Diyarbakır’da sıkıntılar yaşandı ama artık bu sıkıntıları aşıyoruz. Şu güzellikler ve artık akşamları buralarda Diyarbakırlı kardeşim dolaşacak alışverişini yapabilecek. Bunlardan mahrum hale getirilmişti. Belli saatlerden sonra dışarı çıkamıyordu. Şimdi artık bu kapılar açılıyor. Diyarbakır niye turist almasın. Ama şimdi terör bitince turist de gelecek ve buradaki ekonomi hareketli bir hale gelecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sur ilçesinde teröristlerin yakıp yıktıklarını onarıp yeniden halkın hizmetine sunduklarını söyledi. Erdoğan, “2015 yılında ülkemizin birkaç bölgesiyle birlikte burada Sur ilçesinde acı hadiseler yaşandı. Bölücü terör örgütü Sur içinde yaşayan vatandaşlarımızın mahremiyetini hiçe sayarak evlere girdi. Teröristler evlerin duvarlarını delerek tünel yaptı. Bu tünellerden güvenlik kuvvetlerine saldırdı. Ezanlarımızın okunduğu camiler teröristler tarafından hedef alındı, Kurşunlu camii gibi. Biz bunların hepsini onardık yeniden sizlerin hizmetine sunduk. Bu arada tabi şehitler de verdik. Teröristlerin aksine bizim polisimiz, askerimiz ne camilere kurşun sıkar ne masum insanları kalkan yapar. Sur içinde yaşananları herkes gördü, bu oyunu Diyarbakırlılar gördü. Kırklar Dağı şimdi dümdüz oldu mu? Benim Kürt, Arap, Zaza kardeşlerimin hepsini tüm Diyarbakır’da yaşayan kardeşlerimin huzuruna musallat olanlar karşılarında bizi bulacak ve bedelini ağır ödeyecektir” diye konuştu.

“BUNLAR BENİM BURADAKİ KARDEŞLERİMİN TEMSİLCİLERİ DEĞİL”

Teröristlerin ve onların güdümündeki siyasi partilerin Diyarbakır ve bölgedeki insanların temsilcileri olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zira bunlar benim buradaki kardeşlerimin temsilcisi değil, bunlar sahtekar, cellat. Bunlar 13-14-15 yaşındaki kızları dağlara kaçıranlar değil mi? Diyarbakır belediyesi önünde eylem yapan annelerin kızları değil miydi? Bunların ellerine silah veriyorlar ve kendileri için kullanıyorlar. Fakat bedelini ağır ödüyorlar, ödeyecekler. Afrin’de 3 bin 569 teröristi etkisiz hale getirdik. Her an Afrin düşebilir, o zaman Afrin’de yaşayan tüm kardeşlerimiz evlerine dönecekler. Teröristlerden geriye Diyarbakır’da ne kaldı diye baktığımızda yıkılan evler, camiler, yollar görüyoruz. Bölücü örgüt ve onların güdümündeki partilerin yönettiği Diyarbakır’da elle tutulan hiçbir şey yok. Bunlar sadece öldürmeyi, yıkmayı bilir. Biz ne yaptık kolları sıvadık evleri yıkılan vatandaşlara ev yaptık. Hızla bir inşaat süreci başlattık. Bugün bu hale geldik. Şuan burayı böyle görmekten çok mutluyum. Nereden nereye. Bin bir yalanla hileyle milletimizi tahrik ederek yürütülen faaliyetleri kesintiye uğratmaya çalıştılar hiç birine aldırış etmedik. Burada artık virgülü koyacağız” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasının son bölümünde toplanan kalabalıkla birlikte, “Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor. Bana her şey Diyarbakır’ı hatırlatıyor” nakaratını okuyarak temel atma törenine geçti.
Erdoğan ve beraberindeki heyet tamamlanan 3 bin iş yerinin açılışı ile bin 500 adet geleneksel Diyarbakır evi temel atma töreni için hazırlanan kurdeleyi kesti.

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz