UNUTMAMALI!

Bir arkadaşla karşılaştığımız zaman ona ismiyle hitap etmek; onu tanıdığımızı, onu unutamadığımızı, görünce sevindiğimizi anlatır, ismini hatırlayamazsak veya yanlış bir isim söylersek, bu ona yeteri kadar değer vermediğimizi gösterir. Çünkü insanlar kendi isimlerine çok düşkündürler. Sürekli isimlerinin zikredilmesini ister, kendilerinin başkaları tarafından methedilmelerini beklerler.

İsimlerinin unutulmamasını, sürekli anılmasını isteyen kişiler, hastanelere, hayır kurumlarına ve hatta camilere yaptıkları yardımı bildiren isimleri yazılı levhalar asarlar. Bunun örneklerine mutlaka rastlamışsınızdır. Hastanelerde, “Bu oda falanca zatın yardımı ile döşenmiştir”, “Şu cami falan yardımseverlerin desteği ile inşa edilmiştir”, “Filanca kişinin hayratıdır” gibi yazılara rastlarsınız.

Demek ki insan, isminin unutulmamasını, anılmasını ister. Bu, insanların bir zaafıdır. Bunu bilerek, karşılaştığımız insanların, arkadaşlarımızın isimlerini unutmamaya çalışmalıyız. Ama bazılarında da bu nefisten dolayı olur. Nefsi kişiye galip gelenler, isim yapma hevesi ve merakı peşinde olurlar.

Bazı ünlü politikacılara bakın, seçmenlerin isimlerini öğrenip, bayramlarda tebrik yazmayı ihmal etmezler. Bu ticarette de böyledir. Tüccarlar, müşterilerinin isimlerini öğrenip, mühim günlerde tebrik yazmayı ihmal etmezler.

Hatırlanmak güzel şey, ismi ile hatırlamak daha güzel. Ama gelin görün ki insan oğlunun fıtratı gereği yaşlanınca isimlerde akılda kalmayabiliyor. Ne demişler, “Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.” Bu sebepledir ki corona sebebiyle evlerinizde kalsanız bile, gözlerden ırak olsanız bile, gönüllerden ırak kalmayın. Sevdiklerinizi arayıp sorun muhakkak. Yarın çok geç olabilir…